3 Haziran 2011 Cuma

Bunları çok sevdim...


Bence çok estetik bu atıştırmalıklar....


Düğün pastası alternatifi. Bence çok başarılı ve bir o kadar da sevimli...


Bu mini burgerler de partilerin vazgeçilmezi olur bence

24 Mayıs 2011 Salı


Bilmiyorum yağmurda ıslanmayı ne kadar seviyorsunuz? "Hay aksi sırılsıklam oldum yine!" diyip yağmurdan kaçanlardan mısınız yoksa "hadi lütfeeeeen yağmurda yürüyelim biraz" diyip etrafını da bu ıslaklığa mahrum bırakanlardan mı? İster yağmurdan hoşlanın ister hoşlanmayın, şimdi size bir haberim var. Özellikle 20-28 Mayıs 2011 tarihleri arasında yağan yağmurlarla birlikte, hem demir, hem mangan, hem çinko, diğer elementler ve de en önemlisi aminoasitler yağıyormuş. Amino asitler de proteinin temel taşı olduğuna göre, bu yağmurlarda ıslanmak faydalı anlaşılan...
Zaten geçen hafta bununla ilgili birçok haber de çıktı...
Siz siz olun yağmurda ıslanmayı ihmal etmeyin. Allahım lütfen buralara da yağsın biraz yağmur=)

5 Mayıs 2011 Perşembe

İtiraf ediyorum düğünün en güzel yanı gelinlik giymek!


Gittiğiniz her düğünde benim gibi "Ahhh keşke bir daha gelinlik giyebilseydim" diyenlerden misiniz?
Kafamdaki en romantik, en uçuşan, en göze çarpan modelleri buldum ve bir post oluşturmaya çalıştım. 
Yani bu demek oluyor ki, o gelinliği (artık bilmiyorum kaçıncı yıldönümünde=)) tekrar giyersem bunlardan biri olacağı, bir kır düğününde giyileceği, saça kesinlikle şirin bir çiçek ve tabiki yüze düşen bir tül, elimdeki çiçeğin de beyazın aksine morlar, yeşillerle dolu bir çiçek olacağı kesin!
Belime de siyah, kadife bir kurdele bağlayabilirim belki... Bence çok şık duruyor...

Tül duvaklar o kadar romantik ki bence, kendi düğünümde de aynen öyle bir duvak takmıştım. Tülün üzerindeki küçük puantiyelere bayıldım...


Bu postun özeti budur!










4 Mayıs 2011 Çarşamba

Bu kıza bayıldım=)

Kate Middleton ve Prens William'ın muhteşem düğünlerinden çok komik iki kare...
1.sinde soldaki minik kız çocuğuna bakın.Kalabalığın yaptığı tezahürattan kulaklarını tıkamış=) Ama o sırada Prens ve Prensesin öpüşmesi diğer kız çocuğunun çok hoşuna gitmiş belli...
2.resimde Hava kuvvetlerinin uçuş gösterisinde bizimki haklı olarak yine kulaklarını tıkamış=) çok komikler diil mi??

27 Nisan 2011 Çarşamba

Mondrian dosyasını açıyorum=)

Mondrian... 1965 yılının sonbaharında Yves Saint Laurent'in tasarladığı modelin adı. İlk hali altta gördüğünüz resimdeki gibiymiş. Kırmızı, mavi, sarı, beyaz ve siyah şeritlerden oluşuyor yani...


Ve bu model, o günden beri moda terminolojisindeki yerini aldığı gibi birçok tasarıma da belli ki ilham kaynağı olmuş...


Çok çılgın!


Ben de genç tasarımcılardan BUKA'nın sahibi Burçak Ertem'in çok beğenip aldığım elbisesini giydiğim bir davette, moda tasarım okuyan Burçak adlı bir arkadaşımın tüyosuyla uyandım ne yalan söyliyim=) Oysaki elbiseyi bilmeden, sadece ilk görüşte çok beğenip almıştım=) Mondrian izler taşıdığını nereden bileyim=)


Mondrian dizayn, ayakkabılarda bile kullanılmış... Tıpkı Nike'ın yaptığı gibi...

      

Cam paravan bile yapmışlar...




Mondrian bir tabure...
 
Sandalye, Fransız tasarımcı Jean-Charles de Castelbajac'ın


Bu modelden esinlenen esinlenene=) Louis Vuitton'un bu yılki elbiselerinden....

Kara Ross tasarımı çanta...



   


Avusturyalı tasarımcı Sarah Schofield'ın bikinisi...

Bu furya o kadar çılgın bi furya ki anladığım kadarıyla keki bile var=)








22 Nisan 2011 Cuma

Bu tasarımlara bayıldım!


küp sehpa.. Brezilyalı tasarımcı Fabio Teixeira yapmış


iskambil ayaklı cam masa


Emre Hoca'yla karşılaşmak...

H.sonu bir arkadaşımızın düğünü için Ankara'ya gidip, dönüşte ufak bir iş için yolumuzun üzerindeki Armada'ya uğrayıp Remzi Kitabevi'nin önünden geçince, o sıralarda imza günü devam eden, Yıldız Teknik Üniversitesi'nde de Sosyoloji derslerini kendisinden aldığım hocaların hocası Prof. Dr. Emre KONGAR'a rastlayıp, kısacık da olsa sohbet etmek ne hoştu Tanrım=)