25 Eylül 2011 Pazar

Biraz Bienal'den...

Bu postta çok detaylı bilgiler yok ama "İsimsiz" adlı 12. İstanbul Bienali'nin "Untitled" (Death by Gun) sergisinden edindiğim birkaç resim, Bienal'in geneliyle ilgili belki azıcık fikir verebilir. İlgilenenlere önemle duyurulur...

Gerçek fotoğraflar...

 Hepsi kurşun askerdi...




 Duvardaki resim gerçek bir kurşun deliği... insan vücudunda...
 Üniversite öğrencilerine giriş bedava!

19 Eylül 2011 Pazartesi

Zülfü Livaneli'den Serenad...


Son zamanlarda bu kadar etkileyici bir kitap okuduğumu hatırlamıyorum. Tek kelimeyle harika bir roman.
Kitabın ana karakteri Maya Duran... İstanbul Üniversitesi Halkla İlişkiler Bölümü'nde görevli... Üniversitenin misafiri olarak İstanbul'a gelen, aslında Alman olan ancak uzun yıllar Amerika'da yaşayan 87 yaşındaki Profesör Maximillian Wagner sayesinde Maya Duran'ın, hayatını tamamen değiştiren ve onu  peşinden başka ülkelere sürükleyen bir aşk...
Nazi Almanya'sına başkaldıran bir Alman genç ve bir Yahudi kızın aşkları, bu aşk sayesinde kendi ailesinin geçmiş dönemlerini yeniden keşfeden Maya Duran'ın hikayelerini tamamlamak için sizi temin ederim ki aç ve uykusuz kalıp bu kitabı bitirmek isteyeceksiniz=)
ve tabi Zülfü Livaneli'nin olağanüstü anlatım gücü...

6 Eylül 2011 Salı

5i bir yerde...

7-10 Eylül'de İstanbul Fashion Week'te yer alacak Aida Pekin, tasarımları için çok ilginç bir tanıtım hazırlamış. Nasıl bir konsepti olacak acaba bu 5i bir yerde'nin...

İstanbul'a en yüksekten bakmak...

Avrupa'nın en yüksek binası olma özelliğini taşıyormuş. Tam 200 metre... Manzara muhteşem. İstanbul'a hiç bu kadar yüksekten bakmamıştım.. Uçak yolculuklarını saymazsak...
Uçsuz bucaksız bir İstanbul. Aslında trafiği olmasa birçok yerin birbirine ne kadar yakın olduğunu düşündüren o manzara!
İstanbul Sapphire'in en en üst katındayız=)



Bunu sevdik

Amerikalı tasarımcı Samantha Pleet...
Bu elbisesi Tuğba Ünsal'ın üzerindeydi... Vogue.com.tr/"Bugün ne giydim"de Eylül ayında o var...
Çok sevdim elbiseyi...

ve diğer Samantha Pleet tasarımları...







23 Ağustos 2011 Salı

İşte aradığım köprü manzarası...

Çengelköy'de kahvaltı yaptım kuzenlerimle son İstanbul seyahatimde...
Adını bilmiyorum, salaş bir girişi vardı. Tarihi Çınaraltının hemen yanı aslında. Çengelköy Vapur İskelesi'ne de yakın sayılır. Manzara şahaneydi. Hisarda kahvaltı edilir diyenlerdenseniz, evet Hisar'la yarışır cinsten... Ama hala kararsızım hangisi olduğu konusunda=) Ben sadece manzarayı paylaşmak istedim. Köprüyü çok güzel görüyor çünkü...






Nişantaşı'nda deniz manzarası ve limonata...

Tam postu yazmaya başlarken farkettim ki o deniz manzarasını çekmedim ben! Ama mekanın dekorasyonu o kadar güzel ki, o yüzden deniz manzarasının Barbaros Bulvarı Conrad Otel, ve o hizada devam eden deniz olarak kısaca anlatıp, mekan fotoğraflarına geçiyorum:=) Hmm bu arada adı "Limonata" ..İzzet Çapa'nın... Aslında çok yeni değil ama benim için öyle oldu=)
Nişantaşı City's en üst katta. Manzara terasta!